Selam,
Dün biriyle konuştum, bana çok dürüst bir şey söyledi. “Hocam” dedi, “o kadar şey denedim ki, artık bir şeye daha para verip yine olmayacağından korkuyorum.”
Bu bence gayet normal bir korku. Daha önce diyet yaptınız, olmadı. Bir yerlere üye oldunuz, gittiniz gitmediniz, olmadı. Şimdi de “bir tane daha olmasın” diyorsunuz. Yani aslında sizi durduran tembellik falan değil, tam tersi: daha önce çok denemiş olmanız.
O yüzden şunu net söyleyeyim: o randevuda benden bir şey satın almıyorsunuz.
Size bir görüşme linki veriyorum, karşılıklı oturuyoruz. Ben durumunuza bakıyorum, nerede takıldığınızı anlıyorum, size dürüstçe “bu iş sizde şöyle yürür” diyorum. Eğer size uymayacağını düşünürsem, onu da açık açık söylerim. Kimseyi ikna etmeye çalışmıyorum, çünkü ikna edilerek başlayan kimsede zaten yürümüyor bu iş.
Yani riskiniz sıfır. Ödeme yok, taahhüt yok, “tamam kabul” demek yok. Sadece bir saat konuşuyoruz ve o konuşmadan bile kafanız çok daha net çıkıyorsunuz.
En kötü ihtimalle net bir yol haritasıyla kalkarsınız. En iyi ihtimalle yıllardır çözemediğiniz şeyi çözersiniz. İkisinde de kaybınız yok.
Bir saat seçin, oturup konuşalım.
P.S. Sırada belki de en inatçı düşünce var: “Aslında ben bunu kendim de yapabilirim.” Yapabilir misiniz, gerçekten? Bir sonraki mailde Mithat’ın hikâyesiyle onu konuşacağız.