Selam,
Miraç diye bir danışanım var. Size ondan bahsetmek istiyorum. Çünkü aslında onun bir dönem durduğu yer, şu an belki de sizin durduğunuz yer.
Miraç 102 kilo verdi. Yani şöyle söyleyeyim: verdiği kilo, şu an taşıdığı kilodan bile fazla. Bir düşünün, ortada resmen bir insan kadar kilo var.
Ama en başta o da aynen sizin gibiydi. “Bende olmaz, ben farklıyım, benim vücudum tutmuyor” diyordu. Yani şu an kafanızdan geçen o cümleler, bir zamanlar onun da kafasından geçiyordu.
Fark ne, biliyor musunuz? Miraç bir noktada o cümleleri dinlemeyi bıraktı. Kendine bir sistem kurdu ve o sisteme sadık kaldı. Hepsi bu aslında.
Bakın, ben size mucize anlatmıyorum. Sadece şunu söylüyorum: bugün imkansız gibi görünen şey, aslında sadece henüz başlamadığınız bir şey.
Miraç’ın başladığı o an, sadece 5 dakikaydı. Kendini o karara getirmek. Gerisini birlikte hallettik.
Belki de sizin 5 dakikanız tam da bugün, değil mi?
P.S. Yarın size Miraç’ın o “5 dakikada” ne düşündüğünü ve ilk hafta neyi değiştirdiğini anlatacağım. Aslında o kadar basit ki, duyunca şaşıracaksınız.