Selam,

Size sahte bir aciliyet yaratmayacağım. “Son 3 kontenjan”, “sayaç bitiyor” gibi şeyler sevmiyorum, o oyunları bilirsiniz zaten.

Ama gerçek bir şey söyleyeceğim. Takvime bakın: temmuzun ortasındayız.

Şimdi düşünün. Bugün başlarsanız, ağustos sonuna kadar aynada gerçekten fark görürsünüz. Eylüle, sonbaharın o yeniden toparlanma havasına, çoktan yol almış olarak girersiniz. Kışa girerken “ben bu işi hallettim” diyen taraftaki insan olursunuz.

Ama şimdi ertelerseniz ne oluyor? Yaz geçiyor, “aa zaten yaz bitti, bir dahaki yaza” diyorsunuz. Sonbahar iş güç, tempo yükseliyor, derken “yeni yıla başlarım” diyorsunuz. Ve bir bakıyorsunuz ki tam bir sene sonra hâlâ aynı yerdesiniz, aynı maili aynı ayna karşısında okuyorsunuz.

Bunu size korkutmak için söylemiyorum. Kendi tecrübemden söylüyorum. “Bir dahaki uygun zamana” diyenlerin çoğu için o uygun zaman hiç gelmiyor. Çünkü hiçbir zaman tam uygun olmuyor ki. Her zaman bir bahane bulunur.

Bir tek şey gerçek: şu an elinizde bir yaz var. Onu değerlendirebilirsiniz ya da bir sonrakini beklersiniz. Sayaç yok, baskı yok. Sadece takvim var ve o akıp gidiyor.

Bu yazı değerlendirmek istiyorsanız, bir saat seçin.

P.S. Son mailimde lafı hiç dolandırmayacağım. Takvimim şu an açık ve sizi doğrudan davet edeceğim. Yarın son bir kez yazacağım.

Keep Reading