Selam,
Kısa yazacağım. Çünkü aslında mesele kısa.
Şu an elinizde bir yaz var. Sıcaklar, tatiller, o “artık başlasam” hissi… hepsi tam şu an. Ama biliyoruz, bu his kalıcı değil. Eylül gelir, hava serinler, o motivasyon da sessizce gider.
Ve bir bakmışsınız, gelecek yaz aynı yerde duruyorsunuz. Aynı cümleyi kuruyorsunuz: “Bu yaz kesin.”
Ben size baskı yapmayacağım. Sahte bir sayaç, biten bir kontenjan filan yok. Çünkü olay o değil. Olay şu: ya bu yazı değerlendirirsiniz, ya da bir sonrakini beklersiniz. İkisi de sizin kararınız.
Sadece şunu hatırlatayım. Mithat 118 kiloyla, yıllardır süren o yo-yo döngüsünün içinden geldi. 4.5 ayda 35 kilo verdi. Onun için de bir yaz vardı, karar verdiği. Bir sonrakini beklemedi.
Fevzi 53 yaşındaydı, uyku apnesi vardı, CPAP cihazıyla yatıyordu. O da “artık” dedi ve 16 kilo verdi. Yaş beklemedi, sağlık daha da bozulsun diye beklemedi.
Yani mesele hazır olmak değil. Mesele karar vermek. Şu an bir yaz elinizde. Değerlendirmek isterseniz konuşalım.
Konuşmak sizi bağlamaz. Uygun mu, size göre mi, birlikte bakarız. Karar yine sizin.
P.S. Bir sonraki mailde şunu anlatacağım: insanların çoğu “vaktim yok” diyor. Ama Bahattin vardiyalı çalışıyordu ve günde sadece 30 dakikayla 20 kilo verdi. Nasıl mı? Yarın yazıyorum.