Selam,
Bir süredir size yazıyorum ama bir cevap gelmedi. Bu tamamen sizin hakkınız, anlıyorum. Bu yüzden bu son mailim olacak.
Belki şu an zamanı değil. Belki kafanız başka şeylerde, belki bu konuyu sonraya bıraktınız. Sorun değil.
Ama gitmeden önce bir şeyi bilmenizi istiyorum: kapıyı kapatmıyorum. Sadece artık üst üste yazıp sizi zorlamayı bırakıyorum.
Şunu hatırlatayım, çünkü önemli. Fevzi 53 yaşında geldi, uyku apnesi vardı, CPAP cihazıyla yatıyordu. 16 kilo verdi. Bahattin vardiyalı çalışıyordu, günde 30 dakikayla 20 kilo verdi. Yani “benim durumum farklı, bende olmaz” diye düşünüyorsanız, onlar da öyle düşünüyordu.
Bakın, sizi ikna etmeye çalışmayacağım. Bu sizin kararınız. Ama karar vermek için bile önce bir konuşmamız lazım, değil mi?
İsterseniz kendinize uygun bir saat seçin, oturup konuşalım. Sizin durumunuza bakalım, olur mu olmaz mı beraber görelim. İstemezseniz de tamam, huzurla yolunuza devam edin. Ben buradayım.
Kapı açık kalıyor. Ne zaman hazır olursanız.
P.S. Bir sonraki sefer bana “keşke o zaman başlasaydım” dedirtecek şeyin ne olduğunu biliyor musunuz? Onu birazdan anlatacağım, ama önce şunu bir düşünün.